Zehirli hançerle suikast girişimi son anda engellendi

Seyduna için artık intikam zamanı gelmiştir. En gözde fedaisi İbn-i Tahir’i yanına çağırır ve kenarında zehirli küçük bir hançercik gizlenmiş bir mektupla O’nu, kendisine büyük bir kuvvetle saldırmaya hazırlanan Nizam-ül Mülk’ü öldürmeye yollar. Gitmeden önce O’na Gazali’nin öğrencisi olduğunu ve O’ndan haber getirdiğini söylemesini ister ve öldürmeden önce, daha önce cennete girmeden içirdiği haplardan vererek içmesini emreder. İbn-i Tahir bir mürid kılığında Nizam-ül Mülk’ün çadırına girer ve çıkarttığı küçük zehirli hançerle ona bir hamle yapar. İğne Baş Vezir’in kulağını çizmiştir ancak zehiri çok tesirli olan bu hançerin öldürücü olması, bu çizikle mümkün olmuştur. Hasan Sabbah’ın yolladığı mektupta ise şu satırlar yazılıdır: “ Cehennemde görüşmek üzere; Hasan Sabbah.” Baş Vezir, ölmeden önce tüm bunların yalan olduğunu ve Seyduna’nın bir sahtekar olduğunu İbn-i Tahir’e anlatır ve O’nu öldürmesi için serbest bırakılmasını emreder. Bu sırada Seyduna, ikinci bir fedaisini Melikşah’ın üzerine salar. O da benzer şekilde görevini icra eder, ama hemen öldürülür; öldürülür fakat O, ölümün acı zehrini tatlı bir şerbet gibi, büyük bir hazla içmiştir. Seyduna’ya ulaşan İbn-i Tahir, O’nu öldüremez ancak, Seyduna, gerçekte ne için yaşadığını anlatıp, yaşam felsefesini O’na aşılar ve O’nu göndererek kendisini yetiştirmesini ister ve bir gün kendi yerine geçeceğini söyler. Hasan Sabbah, artık hedefine ulaşmış, muzafferdir.Wlademir Bartol - Fedailerin Kalesi Alamut

Yorum Yapın